İrlandalı yazar, şair ve siyasetçi Jonathan Swift 30 Kasım 1667’de İrlanda’nın başkenti Dublin’de dünyaya geldi. 1689'da Trinity College'ı bitirip İngiltere’ye gitti ve Sir William Temple'ın evinde görev alarak sekreter olarak çalıştı. 1692’de Oxford Üniversitesi'nde lisansüstü programından mezun oldu. 1694’te Anglikan Kilisesi'nde çalışmaya başlayan Swift 1696’da Temple'ın evine dönerek ölümüne kadar ona yardımcı oldu.

Hristiyanların kavgasını ele aldığı ilk eseri “Bir Fıçının Öyküsü” 1704 yılında yayımlandı. Stella adında bir hanımla tanışan ve adı konmamış bir ilişki yaşayan Swift, ilişkisi sırasında Stella’ya ve bir arkadaşına yazdığı mektupları sonrasında “Stella’ya Günlük” adlı kitabında bir araya getirdi. 1701 yılında Londra’ya dönen Swift tanınan bir yazara dönüşmüş siyaset, din ve edebiyat gibi konularda sözü dinlenir biri haline gelmişti. İngiltere'de Eskiler-Yeniler tartışmasını yeniden alevlendiren taşlaması “Kitapların Savaşı” 1704’te yayımlandı. Yenilere karşı eskileri savunan Swift 1710’dan sonra desteklediği parti iktidara gelince partinin ileri gelenlerinin yer aldığı The Examiner dergisini yönetti. 1714’te partinin gücü azalınca Swift Dublin’e geri döndü. Burada 1724-25 yıllarında "Kumaşçının Mektupları" adlı eseri, 1726’da ise “Gulliver'in Gezileri” adlı eseri yayımlandı. Bu eserleriyle büyük bir şöhret kazanan Swift 1729’da İrlanda'yı olumsuz etkileyen ticari uygulamaları hicvettiği son önemli eseri "Alçakgönüllü Bir Öneri" yi kaleme aldı.

Jonathan Swift 19 Ekim 1745'te İrlanda’da hayatını kaybetti ve tüm mal varlığını akıl hastalarına bıraktı. 1747’de adına bir akıl hastanesi yapıldı.

Tür: Roman, hiciv

Öne çıkan eserleri: Gulliver'in Gezileri, Alçakgönüllü Bir Öneri, Bir Fıçının Öyküsü, Kumaşçının Mektupları

Bir alıntı: “Bilge insan, tüm koşulları hesaba katarak bağlantılar kurmaya ve sonuçlar çıkarmaya çalışır; ama araya giren en küçük bir rastlantı bile (olayların akışında bu türden rastlantıları önceden kestirebilmek olanaksızdır) öylesine farklılıklar ve değişimler yaratır ki, sonunda bilge kimse de, olaylar karşısında en cahil ve deneyimsiz kimse kadar donanımsız kalır.”