1783 yılında burjuva bir ailenin çocuğu olarak Grenoble, Fransa’da dünyaya gelen Marie-Henri Beyle Stendhal, küçük yaşta annesini kaybetti. Baskıcı ve muhafazakâr olan babasıyla hiçbir zaman anlaşamayan ve bunu ilerleyen yıllarda eserlerine de yansıtan Stendhal, bir süre evde eğitim aldıktan sonra edebiyata ilgi duymaya başlayarak okula kaydoldu. Öğreniminin ardından mühendis olma amacıyla Paris'e giden Stendhal, ertesi yıl ise ağır süvari birliğinde teğmen olarak İtalya'ya gitti. Napolyon Bonapart'ın ordusundaki göreviyle İtalya seferine çıkan Stendhal, bu sefer sırasında soylu ailelerin evlerinde bulunarak yerel dergilerin yazarlarıyla tanıştı ve romantik edebiyatı keşfetti. Romantizmin en güçlü olduğu dönemde yazmış olmasına rağmen sağlam ve açık bir üslupla kaleme aldığı eserlerinde psikolojik çözümlemelere geniş yer vererek gerçekçi bir yazım anlayışı benimsedi. İlk eseri “Armance” oldu. Konsolos olarak görev yapmış olduğu dönemde yazmış olduğu “Parma Manastırı” adlı kitabı büyük başarı elde etti. Napolyon'un düşüşünün ardından Milano'ya yerleşen yazarın Batı Avrupa'ya yaptığı seyahatler sonraki yıllarda yazacağı romanlarına ilham kaynağı oldu. İtalya seyahatlerinden birinde kaptığı frengi hastalığının etkisini göstermeye başlamasıyla sağlık problemleri yaşamaya başlayan yazar 1842 yılında hayatını kaybetti.

Tür: Roman, deneme,  biyografi, gezi yazısı

Öne çıkan eserleri: ''Armance'' , ''Kırmızı ve Siyah'' , ''Parma Manastırı'' , ''Aşk Üzerine'' , ''Napolyon'un Hayatı'' 

Bir alıntı: ''Yaşadığımı sanıyordum. Oysa kendimi yalnızca yaşama hazırlıyormuşum. Şimdi gerçek dünyadayım, beni saran gerçek düşmanlar arasında, rolümü sonuna dek oynayacağım. ''