Yaşar Kemal Kimdir?

 

Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olarak 6 Ekim 1923 tarihinde Osmaniye’nin Hemite köyünde dünyaya geldi. Yaşar Kemal’i yalnızca bir romancı olarak tanımlamak olmaz; o aynı zamanda bir halk anlatıcısı, bir destan yazarı ve Anadolu'nun sesi olmuştur. Roman, hikâye, röportaj ve şiir türlerinde eserler veren Yaşar Kemal, Türk edebiyatına damgasını vuran İnce Memed başta olmak üzere birçok klasikleşmiş yapıta imza atmıştır.

 

Yaşar Kemal’in Hayatı

 

1. Dünya Savaşı yıllarında ailesi Adana’ya göç etti. Göç sırasında babasının evlat edindiği Yusuf adlı çocuk tarafından henüz 4 yaşındayken babası gözleri önünde öldürüldü. Bu travmatik olay nedeniyle uzun yıllar kekemelik yaşayan Kemal, küçük yaşta bir gözünü de kaybetti. Ancak yalnızlık, acı ve kayıplar, onun edebi dünyasının temel yapı taşları oldu.

 

Henüz ilkokuldayken ‘’ Âşık Kemal ‘’ mahlasıyla halk şiirleri yazmaya başlayan Yaşar Kemal’in şiirleri, o dönemde arkadaşlarıyla birlikte düzenledikleri türkülerle ve halk ozanlarıyla atışmalarıyla dikkat çekti. Yaşar Kemal’in ilk şiiri Seyhan, ortaokula başlamadan önce Adana Halkevi’nde yayımlandı.

 

Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra edebiyata daha fazla yoğunlaşan Yaşar Kemal’in ilk kitabı, 1943’te yayımlanan Ağıtlar oldu. 1946’da askerlik yaptığı Kayseri’de ilk uzun hikâyesi Pis Hikâye’yi kaleme aldı. 1950’li yıllarda ise Bebek, Dükkâncı ve Memet ile Memet gibi kısa öyküleri yayımlandı. Bu dönemde eserlerinde Kemal Sadık Göğceli adını kullanan yazar, Yaşar Kemal ismini ilk kez Cumhuriyet gazetesinde kullanmaya başladı.

 

1952 yılında evlendiği eşi Thilda Serrero’nun Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve Türkçe bilmesi sayesinde Yaşar Kemal’in eserleri Avrupa'da daha geniş kitlelere ulaştı. Serrero, yazarın yedi eserini yabancı dillere çevirerek onun dünya edebiyatına açılmasında büyük rol oynadı.

 

Yaşar Kemal’in romanları içinde en çok öne çıkanı, hiç şüphesiz İnce Memed oldu. 1947’de yazmaya başlayıp 1954’te tamamladığı bu eser, 1955’te yayımlandığında büyük yankı uyandırdı. İnce Memed, yalnızca bir isyan romanı değil, aynı zamanda Anadolu’nun ezilen insanlarının destanıydı. Bu eserle 1956 Varlık Roman Armağanı’nı kazandı.

 

Aynı yıl çıkan Teneke romanı da büyük beğeni topladı. Yaşar Kemal kitapları kısa sürede tiyatroya ve sinemaya uyarlandı. Teneke, 1964’te sahnelendi ve 1966 yılında İlhan İskender Tiyatro Armağanı’na layık görüldü. İnce Memed ise Türk sinemasına da uyarlandı ve klasikler arasında yer aldı.

 

Yaşar Kemal’in eserleri, genellikle Anadolu köylüsünün, doğayla ve feodal sistemle olan mücadelesini işler. Efsanelerle halk hikâyelerini harmanlayan yazar, zengin betimlemeleri ve şiirsel diliyle tanınır. Özellikle yalnızlık, özgürlük, baskı, direnç ve doğa sevgisi, onun romanlarının temel izleklerindendir.

1970 sonrası eserlerinde kırsal kesimden çok şehirli bireyin iç dünyasına yöneldi. Bu dönemde yazdığı romanlar, bireysel bunalımlar ve toplumsal yabancılaşma gibi modern temaları işler.

 

Yaşar Kemal, Türk edebiyatına 26 roman, 11 deneme, 9 röportaj, 2 hikâye ve 1 şiir kitabı kazandırdı. Edebiyatımızda epik anlatı ve toplumcu gerçekçilik dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olmuştur. Yaşar Kemal kitapları, hem Türkiye’de hem de dünyada onlarca dile çevrilmiş, üniversitelerde ders olarak okutulmuştur.

 

Yaşar Kemal sözleri, bugün hâlâ sosyal medyada sıkça alıntılanır. Onun sözleri sadece edebi değil, aynı zamanda felsefi derinliğe sahiptir. Yazar, birçok kez Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Ancak ödülü kazanamadı.

 

Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te organ yetmezliği nedeniyle İstanbul’da hayatını kaybetti. Geride edebiyat tarihine yön vermiş bir ömür, unutulmaz romanlar ve bir halkın hikâyesi kaldı.

 

Yaşar Kemal Eserleri

 

Üç Anadolu Efsanesi

Ağrıdağı Efsanesi

Tek Kanatlı Bir Kuş

Allah’ın Askerleri

Ölmez Otu

Ortadirek

Yılanı Öldürseler

 

Yaşar Kemal Sözleri

 

‘’ Görüş sahası ne kadar dar olursa olsun, insan muhayyilesi geniştir. Değirmenoluk köyünden başka hiçbir yere çıkmamış bir insanın bile geniş bir hayal dünyası mevcuttur. Yıldızların ötelerine kadar uzanabilir. Hiçbir yer bulamazsa Kaf dağının arkasına kadar gider. O da olmazsa, düşlerinde yaşadığı yer başkalaşır. Cennetleşir. Şimdi, şu anda düşler veryansın ediyordur, uykuların altında. Şu fukara, şu kahırlı Değirmenoluk köyünde, değişmiş dünyalar yaşanıyordur. ‘’